KİM 15

ALBANLARIN ORTA ÇAĞ’DAKİ MÜCADELELERİ

Alban Devletinin kurucusu olan halklar arasındaki birliktelik uzun süre devam etmedi. Tarihçi Muzaffer Melikmemmedov’un bu konudaki makalesinden edindiğimiz bilgiler, Albanya arazisinin kuzeyden Hun, Hazar, Bulgar; güneyden Sasani, Ermeni baskısına uğradığını ortaya koyuyor. Bir yandan dış saldırılar, diğer yandan iç sorunlar yüzünden Alban Devleti çarlık adı verilen siyasi birimlere bölündü. Tarihçi bu konuda şunları yazıyor: 3. Asrın öncesinde Kafkas Albanyasının sosyal- siyasal hayatında önemli rolü olan şehirlerde ayrı ayrı çarlıkların ortaya çıktığını biliyoruz. Tarihî kaynaklarda aynı devirde Albanya’da iki güçlü çarlığın adı zikrediliyor. Bunlar Leglerin ülkesi Lezgan ve Maskutların ülkesi Maskut adı ile anılan çarlıklardır. Şimdiki Azerbaycan -Müşkür arazisinde varlığını koruyan Maskut o kadar da büyük değildi. Onunla karşılaştırıldığında Lezgan hem nüfusu hem de yüzölçümü ile diğerine göre hayli büyük idi. Kadim kaynaklarda gösterildiği gibi, bu oluşumu Hel,Leg, Gel, Kirk, Sul, Çur ve diğer boylar üzerinde etkin olan Lezg kabilesi sağlamış, çarlığa da onların adı verilmişti. Lezgan, Lezgilerin ülkesi demektir. Orta Çağ Arap tarihçilerinin al-Lakz şeklinde adlandırdıkları bu çarlık, güneyden Şirvan, güney batıdan Şeki ile sınırdaş idi. 10. Asırda Arap tarihçi el- Mesudi’ nin yazdığı gibi Şirvan şahlığının hududu Lakz idi. Tarihçiler gösteriyor ki, 11. Asra kadar Maskut çarlığı, Lezgan’ ın tesirinde kalmış, sonra Şirvan’ın sınırlarına dâhil olmuştu; aynı yıllarda Lezgan da Doğu Lezgan ve Batı Lezgan diye iki siyasi bölgeye ayrılmıştır. Kaynaklarda karşımıza Şargir adlı bir çar çıkıyor, onun dış saldırıları savuşturma konusunda Maskurlara yardımcı olduğu ve kendi ülkesinde bir dizi askerî ıslahatlara giriştiği belirtiliyor. Birçok yerde savunma tedbirleri oluşturan çar, Samur çayının kuzeyinde tahkimatlar kurmuş, Çor kalesi onarılmıştı. Piyade ve süvari birliklerinden 10 bin kişilik dört ordu kurmuştu. Ülkeye saldırılar artmıştı. Hazarlar, Sabirler, Bulgarlar, Hunlar kuzeyden; Sasaniler güneyden sık sık saldırıyorlardı. 226′ da İran’da yönetime gelen Sasaniler, güçlü bir tehditti. 3. Asrın ortalarından itibaren güney Kafkasya’yı ele geçirmeye çalışıyordu. O yıllardan sonra Albanya, İran ve Ermenistan arasındaki ilişkiler gergin hâle gelmişti.(Devam edecek.) Muzaffer Memmedov’dan

çeviren Abdullah Kubalı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir