Kim 28

ŞAMİL’İN GÜCÜ*

ŞAMİL’İN GÜCÜ* Bu yazı, KİM Ağustos sayısının Sayfa 3 sonrası, Sayfa 4 öncesinde okunacak. Lenin, ideolojisine menfi bir kanaat beslediği Şamil’i hürmetle anıyordu. 1917’de Kafkasya’ ya gelen Bolşevik propagandacılarının ilk işi Şamil’i övmekti. Bunun Lenin’in buyruğu olduğunu saklamazlardı. Hesaplı hareket etme uzmanı Lenin’e, Şamil’in adı yalnızca içeride değil, dışarıdaki bütün Şark Müslümanları arasında da lazımdı. Komünistlerin Ekim Devrimini dünya ihtilalinin başlangıcı saydıklarını gözden ırak tutmamak lazımdır. Bu maksatla Merkezî Avrupa’da ihtilal girişimlerinde bulunan Sovyetler, Doğu’yu da kapitalistlere karşı isyana çağırmışlardı. Bu maksatla Bolşevikler, Mart 1919’da Komünist Enternasyonali (Komüntern) kurdular. Bolşevikler, Avrupa’daki hadiselerin proleterya için ehemmiyetini küçümsemeden dünya ihtilalinin bu aşamasında başlıca önceliği, bilhassa Müslüman milletlerin mühim rol oynadıkları, şarka veriyorlardı. Stalin, Şarkı Unutmayınız başlığı altında birkaç makale neşretti. 1919 Martında Bolşevikler esir milletlerin tam manasıyla bağımsız millî devlet kurma hakkına sahip olduklarına dair bir beyanname neşrettiler ve bu milletlerin millî kurtuluş mücadelesini proleterya ihtilaline bağlamaya çalıştılar. Moskova’da komünistler tarafından İslamı Kurtarma Cemiyeti adı altında bir teşekkül oluşturulmuştu. Burdada Stalin’in okuduğu bir raporda Asya milletlerinin dünya ihtilalinde oynayabilecekleri role dikkat çekiliyordu. Bu çıkışlar esnasında İmam Şamil’in Çarlık Rusyası’na karşı kahramanca mücadelesinden defalarca söz edilmiş, Marks ve Engels’in İmam Şamil lehindeki görüşü tekrarlanmıştır. Şamil’in kahramanlık destanlarını Kuzey Kafkasyalıların unutmadıklarını, onun manevi büyüklük ve kudreti karşısında her zaman diz çöktüklerini Bolşevikler pekâlâ biliyorlardı. Bolşevikler aynı zamanda İmam Şamil’in bütün Müslüman dünyasındaki şöhretini de hesaba katmaktaydılar. Bolşeviklerin İmam Şamil hakkında hesaba kattıkları arasında aşağıdaki hadiseler de vardı: 18 Eylül 1917’de Dağıstan’daki Andi köyünde Şimalî Kafkasyalılar büyük bir toplantı yapmışlardı. 1848’de aynı köyde İmam Şamil tarafından anayasanın belirlenmesini hatırlatan bu toplantıda Kuzey Kafkas ya’nın istiklalini derhal ilan etmesi ısrarla dile getirilmişti. Bu istiklal İmam Şamil’in esir alınmasıyla kesintiye uğrayan devlet hayatının devamı olacaktı. Bolşevikler, o yıllarda geçmişteki Çarlık Rusyası dâhilinde yaşayan 37 milyonluk Müslüman kitlenin büyük imamın hatırasına nasıl hürmet ettiklerini de biliyorlardı. 1917 Mayısında Moskova’da Umumi Rusya Müslüman Kurultayında toplanan mümessiller İmam Şamil’in torunu Zahid Şamil’i Müslüman Merkezî Komitesi riyasetine sürekli alkışlar arasında seçmişlerdi. Bu sebeplerdendir ki, Bolşevikler 1918’de Kuzey Kafkasya’nın Dağıstan bölgesini muvakkaten işgal ettikleri zaman bütün resmî dairelerde İmam Şamil’in fotoğrafını astıkları gibi, başkent Temir-Han- Şura’da onun bir heykelini dikmeyi kararlaştırmışlardı. Sabık Rusya’nın enkazı üzerine kurulmuş devletlerden ilk sırada tanınmaya mazhar olanlardan birinin Kuzey Kafkasya olmasını bu saygı ile izah etmek mümkündür. 1919’da Denikin’in Beyaz ordularına karşı bağımsızlık savaşı verdikleri sırada kana boyanan ülkeyi Bolşevikler Şamil’in başlattığı işi gerçekleştirmek için mücadeleye çağırıyorlardı. Sovyet Rusya’nın Hariciye komiseri Çiçerin tarafından bu davet şöyle idi: Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin başkalarına ait arazileri zapt edip buralarda Sovyet rejimi kurmayı hiçbir zaman aklından geçirmediğini bütün dünyaya ilan ederiz. Sizin cumhuriyetinize gelince Şimalî Kafkasya’nın işçi ve köylüleri, Sovyet Rusya, orada Sovyet hükûmeti kurmak için cumhuriyetiniz üzerine elde silah olarak yürümek niyetinde değildir. Sovyet Rusya, milletlerin kaderlerini tayin hakkı prensibine sadıktır. Kafkasya Müslümanları, kendi cumhuriyetinizin idare şeklinden memnun iseniz barış içinde yaşayınız, gelişmeye devam ediniz ve bizimle iyi komşuluk ilişikleri kurunuz. HALI SANATI Madalyon Halısı Bu halının kırmızı zeminine yerleştirilen motiflerde İran etkisi görülüyor. Halının ortasından aşağı doğru simetrik formasyonda değişen    heybetli madalyonlar, sonraki yüzyılların Kazak halılarında yeniden ortaya çıkar. İngiltere’de bu halı türü ‘sunburst Kazak’ ve Almanya’da Adler (‘kartal’) Kazak olarak bilinir. Kırmızı zeminli madalyonlar, çepeçevre mandallı kancalarla dikenli sekizgen bir fildişi şeritle çevrilidir; fildişi renkli diğerleri çiçeklerle süslenmiştir. Tüm madalyonların ana motifi, narin oymalara yerleştirilmiş mavi, altın ve fildişi renkli diğerleri çiçeklerle oluşan bir haçtır. Tarlanın her iki uzun kenarının üst üste bindirilmesi, dikdörtgen çengelli elemanlardır; alanın bazı kenarları, sarı veya kırmızı bir filizle çevrelenmiş bir chi (bulut bandı) motifine sahiptir. Mütevazı boyuttaki çerçeve yine de ayırt edilir. Ana bordür, geniş yapraklardan oluşan bir çerçeve içinde sarı ve kahverengi çiçekler taşır. Yanında, kırmızı ve sarı ‘S’ motifleri taşıyan koyu kahverengi kurdeleler gerilir – tipik bir Kafkas motifi. Kırmızı filetolar, beyaz, sarı veya kahverengi bu üç şeritle uyumludur. (Foto 1) Kırmızı Tarlayı Süsleyen Motifler Buradaki palmetler özellikle on sekizinci yüzyıla özgü tipik on sekizinci yüzyıl eserlerine özgü olsa da, oldukça ilkel bordür, bu halının daha sonra on sekizinci yüzyılın sonunda veya on dokuzuncu yüzyılın başında dokunduğunu gösterir. Bu büyük palmetlerin ortaya çıkması, Ellis’in onlara “asma yaprağı” vaftiz etmesine neden oldu ve Kafkasya gerçekten de saygın bir üne sahip üzüm bağları ile planlandı. Kırmızı tarlayı süsleyen büyük motiflerden sadece dördü tamamlanmıştır: her biri bir çiçek salkımı ile süslenmiş koyu mavi ve bej iki karşılıklı “asma yaprağı”; ortada öncekilerle aynı motife sahip iki yeşil ve turuncu dişlemeli baklava. Pembemsi bej ve kahverengiden daha uzun olan diğer palmetler bunların etrafına ve arasına serpiştirilmiştir. Tarla, açık maviden altın rengine kadar değişen boyut ve renkte pürüzlü ve kıvrımlı mızrak şeklinde ek yapraklar ve birçok çeşit çiçekle kaplıdır. Sınır şaşırtıcıdır ve alanla hiçbir ilgisi yoktur. İki turuncu ve gri-yeşil çentik arasında, mavi mazgallı motiflerden oluşan bir zincir (muhtemelen kırmızı ve altın bir ortası olan oldukça stilize edilmiş bir çiçek) gaga şeklindeki diğer motiflerle birleştirilmiş ve ters çevrilmiş olarak birbirini izler. Ayrıca yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir