KİM 16

ÇİLBİK’İN ÖLÜM KALIM SAVAŞI

Çilbik her zorluğun üstesinden gelse de ülkenin hakanının istekleri bitmiyordu. Saray görev lileri yine çocukcağızın kapısına dayanmış, hakanın Çilbik hemen yanıma gelsin diye buyruk verdiğini, hemen kendileriyle birlikte devletlinin karşısında hazır olması gerektiğini bildirmiş; Çilbik çarnaçar, muhafızlarla birlikte huzura çıkmıştı. Hükümdar oturduğu tahtından Çilbik’e seslenerek yavrum sana son bir görev daha vere ceğim. Herkes şu yüzünü bile görmediğim cadıdan söz ediyor. Eğer onu bana getirirsen kızımı seninle evlendireceğim. Yanımıza yerleşir, bana işlerimde yardımcı olursun, dedi. Bu öneri Çilbik’in hiç de hoşuna gitmedi. Yeter be hakanım, sen de sözünde dur artık! Beni göz göre göre cadıya öldürteceksin, diye çıkıştı. Hakan ayağa fırlayıp gebertirim seni diye bağırdı. Çilbik’in ödü koptu. Kaderine küserek boyun eğdi. Doğruca evine varıp kendisine bir sakal yaptı, çul dan çaputtan bir yorgan aldı. Dilenci kılığına girip yola çıktı. Akşam olmadan cadının kapısını çaldı. Allah rızası için bana bir parça ekmek verir misiniz? diye yalvardı. Cadı, Çilbik’in kokusunu almış, kuşkuya kapılmıştı. Sen Çilbik değil misin? diye fısıldadı. Çilbik, iki gözü iki çeşme ağlayıp Allah onun cezasını versin, onun yedi sülalesine lanetler olsun! O benim annem ile babamı öldürdü. Varımı yoğumu elimden alıp beni bu duruma düşürdü, dedi. Cadı da Çilbik’in kendisine yaptıklarını bir bir sayarak O, lanet olası çocuk benim keçimi, halımı, kazanımı elimden aldı, dedi. Sen bana bir sandık yapamaz mısın? diye sordu. O çocuk yine buraya gelecek. İkimiz de uyanık olursak onu bu sandığa kapatır, ömür boyu orada tutarız, diye ekledi. Çilbik, iki elini birbirine vurarak elbette yaparım. Çok iyi bir sandık yaparım. Umarım ki, o geri kalan hayatını sandıkta geçirsin, sabah akşam bizden dayak yesin! Hemen kolları sıvayıp güzel bir sandık yaptıktan sonra cadıya hele gir içine. Bakalım sağlam mı, kapağı açabilecek misin? dedi. Cadı, Çilbik’e kanıp hemen sandığın içine girince Çilbik kapağı kapatıp haydi aç bakalım!diye bağırdı. Cadı nasıl vurmuşsa sandığı parçaladı. Kızgın bir şekilde ayağa kalktı. Bu nasıl sandık! diye bağırdı. Daha sağlam yap! Daha sağlam! Çilbik bu defa gürgen ağacından dayanıklı mı dayanıklı bir sandık yapıp Şimdi gir bakalım! de di. Cadı girer girmez sandığı kapatıp kilitleyip Haydi çık bakalım! Cadı ne kadar vurmuş, tekmelemiş, ne kadar döğünmüş, öksürmüş, böğürmüşse de Çilbik sandığı açmadı. Çilbik’in tuzağına düştün cadılar cadısı! sana kurtuluş yok artık ! Çilbik sandığı alıp yola koyuldu. Sihirli köprünün üstünden bir anda saraya vardı. Padişah sözünde durdu. Kırk gün kırk gece süren düğün sonunda Çilbik ile padişahın kızı evlendi.

Yücel Feyzioğlu

IMPARATORLUKLARIN KAFKASYA REKABETİ

Asya, Hindistan ve Afrika’ya giden tüm yolların Kafkasya’ dan geçmesini göz önünde bulun duran İngilizler önce İran’ı, sonra İrak’ı işgal ederek Osmanlı –Alman güçlerinin doğuya, Hindistan’a doğru yayılmalarının önünü kesmiş, Bağdat demir yolunu işlevsiz kılmıştı. Enver Paşa, istanbul’dan Türkistan’ a kadar uzanan Turan imparatorluğu hayalinin peşindeydi. Ancak bunun gerçekleşmesi, orta yerde bulunan Kafkasya’yı ele geçirmek ile mümkündü. 1916’da yüz bin asker bu hayal için feda edilse de neticeye varılamadı. 1917 Rus devrimi, Turancılık taraftarları için yeni bir fırsat doğurdu. Türkler ilk etapta Batum’ u işgal ettiler. Almanlar, Tiflis’e daldı. Gürcüler, devlet kurmak, Almanlar ise doğuya gidebilmek için Berlin ile Herat arasında Tiflis’i bir üs hâline getirmek istiyorlardı. Almanya aynı zamanda Osmanlıların bölgede güç kazanmasının önüne geçmek niyetindeydi. İngilizlerin İrak’ı işgal etmesi, Alman planını suya düşürdü. Bu nedenle Almanlar yeni bir planı devreye soktular. Berlin’den Kafkasya’ya, oradan Tahran ve Herat’a uzayan yolu denetim altına alacaklardı. Birinci dünya harbinde uğradıkları mağlubiyet onların bu projesini de imkânsız kıldı. Orta Doğu’ da bir imparatorluk kurmayı başaran İngilizler, Kafkasya’ya bir ordu gönderdiler. Amaçları Bolşevikleri, Kafkasya’ dan uzaklaştırmak, zengin petrol yataklarını ele geçirmekti. Hindistan’ a giden yolların başlangıç noktaları olan Mısır, İrak, Suriye ve İran’ ın bir kısmını elinde tutan İngiltere, dünya imparatorluğu kurmak için başarılı bir hamle yapmıştı. Yeni Sovyet devletinin eski çarlık Rusya’sının hâkimiyeti altındaki yerleri işgal etmeye başlaması, ingiltere’ nin dünya imparatorluğu hayallerine darbe vurdu. Yeni Rusya, Petro’nun amaçlarını farklı ekonomik ve sosyal temeller içinde gerçekleştirmek için her türlü çabayı sarf ediyordu. Bunun sonucunda İngilizlerin elinde sadece Filistin ve İrak kaldı. Bolşevik ihtilali ile Finlandiya, Baltık ülkeleri, Polonya, Ukrayna, Gürcistan ve Ermenistan bağımsızlıklarına kavuştular. Rusya’daki kaos Kuzey Kafkasyalılara da yardımcı oldu. Türkiye’ye göç edenlerin dışında kalan ve hiçbir zaman dindirilip susturulamayan kuzey Kafkasyalılar 11 mayıs 1918’de Abdulmecit Çermoy başkanlığında bir cumhuriyet kurarak 54 yıldan beri yoksun bırakıldıkları özgürlüklerini tekrar elde ettiler. Kuzey kafkasya’ nın bağımsızlığını ilk olarak Osmanlı Devleti tanıdı ve talep üzerine Nuri paşa komutasındaki bir ordu bölgeye gönderildi. İslam ordusu adlı birliklerin ardından Yusuf izzet ve İsmail Berkok paşalar komutasında ikinci bir ordu daha gönderildi. Bu komutanlar orada millî bir ordu kurma görevini üstlendiler. Süleyman İzzet Tsey kumandasındaki 15. Tugay Bakü’yü kısa sürede ele geçirdi. 6 Eylül 1918’deki şiddetli çarpışmalarla Derbent ve Petrovsk ile bunlar arasında kalan bölgeleri Ruslardan temizledi. Ancak harekat 30 Ekim 1918 Mondros Antlaşması ile durduruldu. Osmanlı kuvvetleri Kafkasya’yı terk etti. Osmanlı yardımı ile kurulan Kuzey Kafkas Millî Ordusu yalnız başına kaldı. Çerkesler ve diğer Kuzey Kafkasyalılar, bütün güçleriyle Bolşeviklere karşı 6 ay savaştılar. 11 Kasım 1919’da iki taraf arasında mütakere yapıldı. Fakat tam bu sırada beyaz Rusların başındaki General Denikin ortaya çıktı. İngilizlerin aracılığı ile Kafkasya Cumhuriyeti, general ile antlaşma yaptı. Buna göre Kafkasya’da Avrupa’ nın yardımı ile Bolşeviklere karşı bir gönüllü ordu kurulacaktı. General Denikin, bu ordunun teşekkülü ile uğraşırken Kuzey Kafkasya cumhuriyeti Bolşeviklere karşı tekrar savaşa tutuştu. Savaş, İnguş ordusunun işgalcileri Viladikafkas’dan uzaklaştırdığı tarih olan ocak 1920’ye kadar devam etti. İngiltere kuzey Kafkasya cumhuriyetini bazı şartlar altında tanıyacağını ileri sürüyordu. Her şeyden önce kuzey Kafkasya’nın Türkiye ile olan ilişkileri kesmesini ve memleketin Bolşeviklere karşı savaşan Denikin’e açık olmasını istiyordu. Böylece batı kuvvetleri Kafkasya’ nın stratejik pozisyonundan yararlanmak istiyorlardı. Kuzey Kafkasya bu şartları önce reddetti, fakat İngiliz generali Thomson’un garanti vermesi ile şartlar kabul edildi. Kuzey Kafkasyalılar bunu kabul etmekle büyük bir hata işlediklerini çok geç anladılar. Zira Denikin, cumhuriyeti ortadan kaldırmak için harekete geçmişti. Oyuna getirilen Kafkasyalılar durumu protesto etmekten başka bir şey yapamadılar. Batılılar bu feryatlara kulak tıkadılar. Hatta protestoları kendilerine karşı yapılmış bir hakaret olarak nitelediler. Kafkasyalılar Denikin’e karşı üç ay aralıksız savaştılar. Batılıların desteği ile Denikin, Karadeniz’den Terek nehrine kadar olan bölgeyi işgal etti. Denikin, Kuzey Kafkas Cumhuriyeti’ni tanımıyordu. Denikin kendi safında hizmet eden Kılıç Giray’ı Çeçenistan’ ı işgal ile görevlendirdi. Fakat o bunu kabul etmedi. Batılıların elinde oyuncak olan general, bağımsız devletleri Bolşevik iktidarından daha tehlikeli buluyor, var gücü ile onlara saldırıyordu. Bolşevikler iki cephede savaşan cumhuriyeti işgal ettiler. Halbuki Osmanlılardan sonra bu cumhuriyeti, ilk sırada tanıyanlardan biri de onlardı. . Şevket Mufti (Habjoka Kafkasya Yazıları, Sayı 4

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir